ÇOCUKLARIMIZ NEDEN SUÇA SÜRÜKLENİYOR?BİR ÇOCUĞU KAYBETMEK, GELECEĞİ KAYBETMEKTİR!EVLATLARIMIZI SOKAKTAN KORUYAMADIK, OKULLARDAN DA KORKAR OLDUK.Acı ama gerçek…Geleceğimizin teminatı dediğimiz çocuklarımızı korumakta zorlanıyoruz.Sokağın tehlikeli olduğunu yıllardır konuşuyoruz.Peki ya şimdi?Tehlike artık sadece sokakta değil.Evlerimizin içinde, telefonların ekranında, sosyal medyada, arkadaş çevresinde ve hatta zaman zaman okul çevresinde çocuklarımızın dünyasına kadar giriyor.Sonra da şaşırıyoruz:“Bu çocuklar neden suça sürükleniyor?”Asıl sormamız gereken soru belki de şu:BİZ BU ÇOCUKLARI SUÇA SÜRÜKLEYEN ŞARTLARI NEDEN ZAMANINDA GÖREMİYORUZ?TÜİK’in verilerine göre 2024 yılında güvenlik birimlerine suça sürüklenme nedeniyle gelen veya getirilen çocukların sayısı 202 bin 785 oldu. Bu çocuklara isnat edilen suç türlerinde yaralama %40,4, hırsızlık %16,6, uyuşturucu veya uyarıcı maddeyle ilgili suçlar %8,2, tehdit %4,6 ve genel tehlike yaratan suçlar %4,2 oranında kaydedildi.2022’de bu sayı 206 bin 853 idi. 2023’te 178 bin 834’e geriledi; 2024’te yeniden 202 bin 785’e yükseldi.2012-2025 yıllarında bu oran % 100 oranında artış gösteriyor.Derdimiz dündeki hataları en aza indirmek olması gerekirken, maalesef çocuklarımız her gün daha fazla suça karışıyor.Yani karşımızdaki mesele sadece suç değil.Karşımızdaki mesele;ÇOCUK.Ve çocuk varsa, meseleye yalnızca adli açıdan bakamayız.POLİSİYE TEDBİRLER YETER Mİ?Hayır.Polis suç ortaya çıktığında müdahale eder.Oysa bizim asıl görevimiz, çocuğun o noktaya gelmesini engellemektir.Bir çocuk suç işlediğinde yalnızca;“Ceza ne olacak?”diye sormak yetmez.Şunu da sormalıyız:“Bu çocuk buraya gelene kadar biz neredeydik?”Ailesi neredeydi?Okulu neredeydi?Mahallesi neredeydi?Sosyal çevresi neredeydi?Devletin koruyucu mekanizmaları neredeydi?Toplum neredeydi?ÇOCUĞU SADECE OKUL EĞİTMEZ!Çocuğu aile eğitir.Okul şekillendirir.Arkadaş çevresi etkiler.Mahalle etkiler.Televizyon etkiler.İnternet etkiler.Sosyal medya etkiler.Ve bütün bunların toplamı, çocuğun dünyasını oluşturur.Bu nedenle çocuklarımızı korumak istiyorsak yalnızca okul başarısına odaklanamayız.Ahlak, vicdan, empati, sorumluluk, merhamet, özdenetim ve toplumsal değerler de eğitimin bir parçası olmalıdır.Çünkü bilgi sahibi olmak başka şeydir;iyi insan olmak başka…EN BÜYÜK SORUMLULUK AİLEDE!Devletin görevi vardır.Okulun görevi vardır.Öğretmenin görevi vardır.Polisin görevi vardır.Sivil toplumun görevi vardır.Ama çocuğun hayatındaki ilk öğretmen yine ailesidir.Anne ve baba, çocuklarının yalnızca karnını doyurmakla değil;karakterini, davranışlarını, arkadaş çevresini, dijital dünyasını ve hayatla kurduğu ilişkiyi takip etmekle de sorumludur.Çocuklarımızı yalnızca “Ne yaptın?” diye sorgulamak yetmez.Bazen;“Neden böyle hissediyorsun?”diye sormamız gerekir.EKRANI KONTROL ETMEDEN SOKAĞI KONTROL EDEMEYİZ!Bugünün çocuğu artık sadece sokakta büyümüyor.Telefon ekranı da onun sokağı.İnternet de onun mahallesi.Sosyal medya da arkadaş çevresinin bir parçası.Bu nedenle çocukları korumak istiyorsak dijital dünyanın çocuklar üzerindeki etkisini de ciddi biçimde ele almak zorundayız.Çocuklarımızın önüne ne koyduğumuzu bilmeden,onlardan doğruyu seçmelerini bekleyemeyiz.BİZ ÇOCUKLARI DEĞİL, GELECEĞİ KORUYORUZ!Bugün suça sürüklenen bir çocuğa sadece “suçlu” gözüyle bakarsak, yarının sorununu bugünden büyütürüz.Çünkü çocukların önemli bir bölümü hâlâ yönlendirilebilir, desteklenebilir ve yeniden topluma kazandırılabilir durumdadır.TÜİK’in çocuk istatistiklerinde de çocukların hem suça sürüklenen hem de suç mağduru olarak güvenlik birimlerine geldiği görülüyor. 2024’te güvenlik birimlerine gelen veya getirilen çocukların 279 bin 620’si mağdur olarak kaydedildi.Demek ki mesele yalnızca:“Çocuklar neden suç işliyor?”değil.Bir başka soru daha var:“ÇOCUKLARIMIZI NEDEN KORUYAMIYORUZ?”ARTIK SADECE CEZAYI DEĞİL, SEBEBİ KONUŞMALIYIZ!Çocuğu suçtan korumak; sadece polisi artırmak değildir.Sadece güvenlik kamerası koymak değildir.Sadece cezayı ağırlaştırmak değildir.Çocuğu suçtan korumak;aileyi güçlendirmektir.Okulu güçlendirmektir.Mahalle kültürünü güçlendirmektir.Dijital dünyayı çocuklar açısından daha güvenli hâle getirmektir.Değerler eğitimini güçlendirmektir.Risk altındaki çocuğu daha suçla tanışmadan fark etmektir.Ve en önemlisi:ÇOCUĞA “SUÇLU” DEMEDEN ÖNCE, ONU SUÇA GÖTÜREN YOLU GÖRMEKTİR.Çünkü bugün bir çocuğu kaybedersek, yarın sadece bir çocuğu değil;bir aileyi, bir toplumu ve geleceğimizin bir parçasını kaybetmiş oluruz.Artık birbirimizi suçlama zamanı değil.ÇOCUKLARIMIZI KAYBETMEDEN ÖNCE KENDİMİZE ÇEKİ DÜZEN VERME ZAMANI!Çünkü çocuklarımız bizim geleceğimiz değil sadece…ÇOCUKLARIMIZ, BUGÜNÜMÜZÜN EMANETİ; YARINIMIZIN MİRASIDIR.ONLARI KORUYAMAZSAK, GELECEĞİ KİME EMANET EDECEĞİZ?Serdar YERİŞKİN
GÜNDEM
Yayınlanma: 23 Eylül 2026 - 12:04
ÇOCUKLARIMIZ NEDEN SUÇA SÜRÜKLENİYOR?
GÜNDEM
23 Eylül 2026 - 12:04










