61 Yıllık Bir Destan: Samsunspor, Bir Şehrin HafızasıdırBazı kulüpler vardır; sadece futbol oynamaz. Bir şehrin hafızasını taşır, insanlarının umutlarını yeşertir, nesilleri birbirine bağlayan ortak bir sevdaya dönüşür.Samsunspor işte tam da böyledir.1965’te, bağımsızlık meşalesinin yakıldığı şehir olan Samsun’un bağrında doğan bu büyük çınar, renklerini ay-yıldızlı bayrağımızdan alan kırmızı ve beyazıyla, göğsünde Gazi Mustafa Kemal Atatürk’ün armasını taşıyan ender kulüplerden biri oldu. Bu arma, yalnızca bir sembol değil; Cumhuriyet’in, bağımsızlığın ve milli mücadelenin emanetidir.Sonra tarih, bu büyük camiaya tarifsiz bir acıyı yaşattı.20 Ocak 1989…Türk futbolunun unutamayacağı o elim trafik kazasında Teknik Direktör Nuri Asan, futbolcular Mete Adanır, Muzaffer Badalıoğlu ve Zoran Tomić ile otobüs şoförü Asım Özkan’ı kaybettik. O gün kırmızı ve beyazın yanına siyah eklendi. Çünkü bazı acılar unutulmaz; sadece yaşanır ve sonsuza kadar taşınır.Ama Karadeniz insanının mayasında teslim olmak yoktur.Hırçın dalgalar nasıl kayalara çarpıp yeniden ayağa kalkıyorsa, Samsunspor da her düştüğünde yeniden doğruldu. “Yiğit düştüğü yerden kalkar.” sözü, bu camianın hayat felsefesi oldu.Bu arma altında nice efsaneler yetişti…Kaleci Tekin,Abidin Akmanol, Cazip,Temel, AdemKurukaya, Celil Sağır, Ceyhun Eriş,Oktay Derelioğlu,Tanju Çolak, Fatih Uraz, İmdat, Tümer, Serkan, Kemal Dikmen, Ercan Koloğlu Levent Eriş, Müjdat Gürsu,Halil İbrahim Eren,Cenk İşler,Evren Turan, OrhanKapucu,Uğur Boral,, Büyük Savaş, Ertuğrul, İmdat, Varol, İlhan Mansız,Şendoğan, Dobi Hasan, Çolak Ömer, Kara Hakkı, Kel Zafer, kaptan Naim, Emin Kar Murat Şimşek, Yücel Çolak,Beşiktaş’lı Atakan, Fener’den gelen Önder Mustafaoğlu ve daha niceleri… Sadece Samsunspor’un değil, Türk futbolunun hafızasına isimlerini altın harflerle yazdırdılar. Yüzlerce milli futbolcunun yetiştiği bu kulüp, Anadolu futbolunun öncülerinden biri oldu.Kenarda ise tarihinde ki ilk teknikdörektör,Celal Torkal, Kamuran Soykıran’dan Nuri Asan’a, Besim Hoca’dan Yücel Hoca’ya, Fethi Demircan’dan Mulţescu, Petrescu, Miković’e,Hors Hrubesch kadar nice teknik adamın emeği vardı.Başkanlık koltuğunda ise Yılmaz Ulusoy, Hakkı Tomaç, Ender Cengiz, Hasbi Menteşoğlu ve İsmail Uyanık gibi Samsunspor’a gönlünü vermiş isimler bu büyük çınarın köklerini besledi.Samsunspor hiçbir zaman yalnızca İstanbul’un gölgesinde kalmayı kabul etmedi.Anadolu’nun sesi oldu.Mütevazı bütçelerle devlere meydan okudu.“Arkayı dörtlüyorum!” sözüyle cesaretini ortaya koydu, mücadeleden asla vazgeçmedi. Çünkü bu kulüp, imkânsızlıkların içinden umut çıkarabilen insanların takımıydı.Bugün ise başka bir hikâye yazılıyor.Ekonomik disiplini, kurumsal yapısı, akılcı transfer politikası ve sürdürülebilir vizyonuyla Samsunspor yeniden Türkiye’nin konuştuğu kulüplerden biri hâline geldi. Bu başarının mimarlarından biri de vizyoner başkan Yüksel Yıldırım ve yönetimidir. Geçmişin tecrübelerini geleceğin planlarıyla buluşturarak Samsunspor’u sağlam temeller üzerine inşa etmeye devam ediyorlar.Elbette başarı sadece sahada kazanılmaz.Bir şehrin esnafı, sanayicisi, iş insanı, taraftarı ve sokaktaki çocuğu aynı armanın etrafında kenetlendiğinde, işte o zaman gerçek güç ortaya çıkar. İmece kültürüyle büyüyen Samsunspor, Karadeniz’in dalgaları kadar sert, rüzgârı kadar inatçı ve fırtınası kadar etkili olur.Çünkü Samsunspor, Samsun’un en büyük markasıdır.61 yıl…Dile kolay…Sevinçler, gözyaşları, şampiyonluklar, küme düşüşleri, yeniden ayağa kalkışlar…Ama değişmeyen tek şey, bu arma için atan milyonlarca yürektir.Temennimiz odur ki Kuzey’in Yıldızı, tıpkı Samanyolu’ndaki en parlak yıldızlar gibi gökyüzünde daima ışık saçsın.Göğsündeki Atatürk armasıyla…Bayrağımızdan aldığı kırmızı ve beyazıyla…Acılarından doğan siyahıyla…Ve hiçbir zaman sönmeyecek taraftar sevgisiyle…İyi ki varsın Samsunspor.61. yılın kutlu olsun. Nice asırlara, nice zaferlere…
ADİL YILDIZ
İSTANBUL.
ADİL YILDIZ
İSTANBUL.












