SON DAKİKA

  “TÜRK-YUNAN DOSTLUĞU” MU?.. SEN SUS “BELGE” KONUŞSUN!.

Bu haber 08 Şubat 2019 - 11:26 'de eklendi ve 64 views kez görüntülendi.

DEREBAHÇELİ/ALİ KAYIKÇI

            “TÜRK-YUNAN DOSTLUĞU” MU?.. SEN SUS “BELGE” KONUŞSUN!../1

(“Dönmeler”den, “Kriptolar”dan geçtik de “Saftorik” bâzı “Kalemler” var. Onlara bi “Haşlama/Taşlama”)

*  “Ne yaptıysam, Allah rızâsı için yaptım.”, “Doğu-Batı ayırımı ortadan kalktıktan sonra ‘Emperyalizm/Ezen Güç’ bütün mazlumlara karşı daha pervasızca tecavüz etmeye başladı.” (Prof. Dr. Necmeddin Erbakan-Davam)

*  “Bize geçmişte; Yapamazsınız!..’ diyorlardı, bir gecede Kıbrıs Barış Harekâtı’nı yaptık. Kuramazsınız!.. diyorlardı; bizi hayalcilikle suçluyorlardı. 11 ayda D-8’leri kurduk. ‘Bulamazsınız!..’ diyorlardı; 3 ayda 30 milyar kaynak bulduk. Veremezsiniz!..’ diyorlardı; memura yüzde 130, emekliye, Bağ-Kur’luya yüzde 300 zam verdik. Üretemezsiniz!..’ diyorlardı; ağır sanayi hamlesini başlattık. Anadolu’yu fabrikalarla donattık. ‘Rüşvet ve yolsuzluğu önleyemezsiniz!.. diyorlardı; Millî Görüş’ün ele aldığı bütün belediyelerin kapısına ‘Rüşvet alan da veren de melundur’ tabelâsını astık. Peki, bizim farkımız ne? Çünkü biz, Millî Görüş’çüyüz. Bizde,  Îmân Varsa İmkân da Vardır!..” (SP Genel Başkanı Temel Karamollaoğlu-Millî Gazete; 28.10.2018, s. 11)

* “Bir siyâsetçi, gelecek seçimi; bir devlet adamı gelecek nesili düşünür.” (James F. Clarke)

                                                              

Rahmetli  “Abdülhamîd Hân Hazretleri” ile “Menderes”  ve “Özal”ın, sonrasında ise “Erbakan”ın dramatik hayâtlarına baktığımızda; etraflarında hep “Dış Güçler” ile “Menfaat Grupları”nın kümelendiğini, aldıkları herhangi bir “talimat” veya “sinyâl” üzerine harekete geçtiklerini hep görürüz… Daha gerilere gittiğimizde, değişen zaman ve mekânlarda da bunun, öyle veya böyle bir şekilde gerçekleştiğine mutlaka şâhid oluruz… aygıdeğer Okuyucularımız!..

Türk Kültür Târihinin olduğu kadar Türk Dili ve Edebiyatının da bir şaheseri olan ve “Yûsuf Has Hâcib” tarafından 1069-1070 yıllarında yazılmış bulunan “Kutadgu Bilig”,  siyasi şahsiyetler için âdeta bir vâsiyetnâme/rehber’dir ki asırlar boyunca baş tacı yapılmıştır…

Öncesinde, “Hazret-i Ali” (r.anh)ın “hikmet” dolu sözleri; sonrasında, “Şeyh Edebâli”nin Osman Bey’e nasîhatları;  “İmâm-ı Rabbânî Hazretlerinin” “Mektûbât”ı,   “Bediüzzâman” (r. aleyh)’ın “Risale-i Nurları” ile Ordinaryüs Profesör rahmetli “Ali Fuat Başgil Hocanın” birbirinden kıymetli eserleri, makâleleri; söz dinleyen, olaylardan ibret almasını ve ders çıkarmasını bilenlere tavsiyelerle doludur…

Ülkemizin, yakın dönem siyasi hayatında yaşanan “CHP Rezaletleri”, “Gezi Parkı” ve “17-25 Aralık  Olayları” ile “15 Temmuz Darbe Teşebbüsü”,  “PKKK-PYD-YPG Cinayetleri”, “Irak-Suriye-Filistin-Yemen-Libya-Ege-Akdeniz-Venezüella Densizlikleri…” hep gündemde olan ve hemen her gün TV ve gazetelerle karşımıza çıkan bâzı kişilerin, bütün bu yazılıp söylenenlerden, târihe geçmiş olaylardan gerektiği gibi ibret almadığını, ders çıkarmadığını, nasîhatları kulak ardı ettiğini, suyun uyuyup düşmanın uyumadığını… bize göstermektedir…

“Ateist Cipras”ın, ilki 17-18 Kasım 2015 tarihinde gerçekleşen ve 95 yıllık aradan sonra ikinci ziyaretinde İzmir’e ilk gelen Yunan Başbakanı olması da bir yana, şimdiki bu 5-6 Şubat 2019 tarihli üçüncü ziyaretinde, aramızdaki 2 asra varan Türk-Yunan Problemlerinin âdeta yegâne reçetesi imiş gibi takdim edilmesi ve bizden görünen bâzı “Türk-Yunan Dostluğu”ndan dem vuran kalemlerin hortlaması; bize “Üstâd Kadir Mısıroğlu”nun “Lozan Zafer mi Hezimet mi?” ve “Yunan Mezalimi” adlı eserlerinde okuduklarımızı hatırlattı ve aşağıdaki satırları yazdırdı…

Diyoruz ve Siz Saygıdeğer Okuyucularımızı, bu his ve düşünceler ile kaleme alınmış bu mısralarımız ve de bâzı “Helenist Câniler”in yazdığı mektup ve birkaç da hatıra ile baş başa bırakıyoruz…

Kalbî sevgi ve saygılarımızla…

= = =  ( * ) = = =

Ceket-Takım Elbise, içine ne koymuşsun?

“Adam” mı “Manken” midir; yoksa “Malûm Maşa” mı?

“Türk-Yunan Dostluğu” mu? Sen sus “Belge” konuşsun!..

                “15 Temmuz” bir yana, “Mora… Balkan…” hâşâ mı?..

                “Kuklacılar” oynatmış, “Türk Kanı”yla doymuşsun!..

 

“Hainler” dizi-dizi, ucu “Orhun”a uzar;

“Bukalemun Yüzlüler”, “Sahte Dönmeler” var;

“Mora-Balkan-Kıbrıs”ta, “Binbirsurat İnsanlar!..”

                “Türk-Yunan Dostluğu” mu? Sen sus “Belge” konuşsun;

                “İnsan Kılıklı” lâkin, “Domuz Cinsi” gâvurlar!..

 

Sen sus “Belge” konuşsun, “Duymayanlar” bi duysun!..

Okumayan-okusun, desin “İşte Sen busun!..”

“BM İnsan Hakları”, bırak orda uyusun!..

                “Türk-Yunan Dostluğu” mu? Sen sus “Belge” konuşsun;

                “Patrik” ve “Patrikhâne”, kazar kimin kuyusun?..

 

“Hainler” dizi-dizi, “Yunan Mezalimi” var;

“Sen-Ben” değil billâhî, dünkü “Helenler” yazar;

“Grek sevici” kalem: “Kar’oğlan” desem kızar!..

                “Türk-Yunan Dostluğu” mu? Sen sus “Belge” konuşsun;

                Batı-Trakya-Ege, gidiyor azar-azar!..

 

KAYIKÇ’Ali yaz-söyle: “Sağır Sultan” bi duysun!..

“Dostlukmuş-Komşulukmuş”: Uyan “Gâfiller” uysun!..

“Lavrion Kampları”nda, bırak “Apo” büyüsün!..

“Türk-Yunan Dostluğu” mu? Sen sus “Belge” konuşsun;

“D-8” “60” olsun, “Muhteşem Türk” yürüsün!..

                                                                                                              (Devam edecek)

 

======================================================================

DEREBAHÇELİ/ALİ KAYIKÇI

 

            “TÜRK-YUNAN DOSTLUĞU” MU?.. SEN SUS “BELGE” KONUŞSUN!../2

(“Dönmeler”den, “Kriptolar”dan geçtik de “Saftorik” bâzı “Kalemler” var. Onlara bi “Haşlama/Taşlama”)

*  “Ne yaptıysam, Allah rızâsı için yaptım.”, “Doğu-Batı ayırımı ortadan kalktıktan sonra ‘Emperyalizm/Ezen Güç’ bütün mazlumlara karşı daha pervasızca tecavüz etmeye başladı.” (Prof. Dr. Necmeddin Erbakan-Davam)

*  “Bize geçmişte; Yapamazsınız!..’ diyorlardı, bir gecede Kıbrıs Barış Harekâtı’nı yaptık. Kuramazsınız!.. diyorlardı; bizi hayalcilikle suçluyorlardı. 11 ayda D-8’leri kurduk. ‘Bulamazsınız!..’ diyorlardı; 3 ayda 30 milyar kaynak bulduk. Veremezsiniz!..’ diyorlardı; memura yüzde 130, emekliye, Bağ-Kur’luya yüzde 300 zam verdik. Üretemezsiniz!..’ diyorlardı; ağır sanayi hamlesini başlattık. Anadolu’yu fabrikalarla donattık. ‘Rüşvet ve yolsuzluğu önleyemezsiniz!.. diyorlardı; Millî Görüş’ün ele aldığı bütün belediyelerin kapısına ‘Rüşvet alan da veren de melundur’ tabelâsını astık. Peki, bizim farkımız ne? Çünkü biz, Millî Görüş’çüyüz. Bizde,  Îmân Varsa İmkân da Vardır!..” (SP Genel Başkanı Temel Karamollaoğlu-Millî Gazete; 28.10.2018, s. 11)

* “Bir siyâsetçi, gelecek seçimi; bir devlet adamı gelecek nesili düşünür.” (James F. Clarke)