SON DAKİKA

Samsun Milli İrade Platformu’ndan DOĞU TÜRKİSTAN EYLEMİ

Bu haber 13 Aralık 2019 - 12:49 'de eklendi ve 2 views kez görüntülendi.

Samsun Milli İrade Platformu’ndan

DOĞU TÜRKİSTAN EYLEMİ

 

Samsun Milli İrade Platformu SAMİR, Çin’in Doğu Türkistan’daki insanlık dışı uygulamalarının ve baskı politikalarını protesto etmek amacıyla bir eylem yaptı.

Samsun Büyük Cami avlusunda gerçekleştirilen eylemde SAMİR adına HUDER Samsun Şube Başkanı Hasan Duran bir basın bildirisi okudu.

 

Duran okuduğu bildiri şu şekilde

Bugün burada insanlığın ve çağdaş dünyanın ve özellikle de İslam dünyasının kanayan yarası ve ayıbı olmaya devam eden Çin’in Doğu Türkistan’daki insanlık dışı uygulamalarının ve baskı politikalarının son bulabilmesine insanlık adına bir nebze olsun katkı sunabilmek için bir araya gelmiş bulunmaktayız.

 

Çin’in de daimi üyesi olduğu Birleşmiş Milletler Genel Kurulu tarafından kabul edilen İnsan Hakları Evrensel Bildirgesi’nin 2. Maddesi: “Herkes ırk, renk, cinsiyet, dil, din, siyasal veya başka bir görüş, ulusal veya sosyal köken, mülkiyet, doğuş veya başka herhangi bir ayrım gözetmeksizinbu bildirge ile ilan olunan bütün haklardan ve bütün özgürlüklerden yararlanabilir. Ayrıca, ister bağımsız olsun ister vesayet altında veya özerk olmayan ya da başka bir egemenlik kısıtlamasına bağlı ülke yurttaşı olsun, bir kimse hakkında, uyruğunda bulunduğu devlet veya ülkenin siyasal, hukuksal veya uluslararası statütüsü bakımından hiçbir ayrım gözetilmeyecektir.

 

Madde 3; “ Yaşamak, özgürlük ve kişi güvenliği herkesin hakkıdır.”

 

Madde 5; “ Hiç kimseye işkence yapılamaz, zalimce, insanlık dışı veya onur kırıcı davranışlarda bulunulamaz ve ceza verilemez.”

 

Birleşmiş Milletlere bağlı neredeyse dünya ülkelerinin tamamına yakını olan yaklaşık 200 ülkenin kabul ettiği İnsan Hakları Bildirgesi; Özellikle daimi üye olan Çin’in aşağıda belirteceğimiz Doğu Türkistan bölgesinde yaşayan Türklere yapmış olduğu insanlık dışı asimilasyon uygulamaları ve hak ihlalleri de gösteriyor ki; bu bildirgenin işe yarar tüm hükümleri maalesef sadece kağıt üstünde kalmakta ve keyfi uygulamalara alet edilmektedir. Aşağıda belirteceğimiz hususlar açıkça gösteriyor ki; İnsan Hakları Bildirgesi’yle koruma altına alınması düşünülen tüm hak ve özgürlükler Doğu Türkistan söz konusu olduğunda neredeyse hiçbir şekilde gündeme bile alınmamaktadır.

 

İnsan hakları, egemenlerin tanıyacağı ve tanımlayabileceği bir lütuf değildir. İnsan olmanın gereği yüce Yaradan tarafından bahşedilmiştir ve hiçbir otorite tarafından askıya alınması ve sınırlandırılması düşünülemez. Bu bağlamda hakların teslimine katkı sağlamak için mazlumların yanında yer almak ya da zulme engel olma duyarlılığı göstermek insan olan için olmazsa olmaz bir erdemdir. Duyarsızlık maalesef zalimleri cesaretlendiriyor. Dindaş, kardaş veya etnik köken birliği olanlara karşı yapılan zulme sessiz kalınması ise, politik olarak farklı okumaların önünü açmaktadır. Her şeyden önce Doğu Türkistanlı soydaşlarımızda, yalnızlık hissi uyandırmaktadır. Bu da onların sabırlarını ve dirençlerini kırmaktadır. Siyasi iradeyi bu konuda daha hassas davranmaya davet ediyoruz.