SON DAKİKA

               “HAMSİKÖY YAYLASI”, İLK “STAJ YERİ”M!..

Bu haber 05 Mart 2021 - 9:24 'de eklendi ve 13 views kez görüntülendi.

DEREBAHÇELİ/ALİ KAYIKÇI             

HAMSİKÖY YAYLASI”, İLK “STAJ YERİ”M!..

 

S

aygıdeğer Okuyucularımız!..

“Tercüman Gazetesi Türk Edebiyatı Ansiklopedisi”ni, şu mahût “Korona Günleri” vesilesi ile ikinci bir defa daha gözden geçirirken “Pastoral Şiir” başlıklı bir “madde” dikkatimizi çekti. Burada aynen şöyle denilmektedir:

“Tabiat güzelliklerini, çoban ve kır hayatını, bu hayatın sessiz, sakin, mutlu, temiz ve masum şeklini, bu hayata karşı duyulan isteği dile getiren şiirlere verilen isim. Bu şiirler; söz sanatlarından, süslü ifadelerden, yapmacak ve gösterişten uzak, sâde bir dille kaleme alınırlar.” (İst. 1985, s. 344’den)

Bu satırları okuyunca hâtırımıza, hayâtımda “3 Bölüm” hâlinde yer alan “Çobanlık Dönemi”nin ilk yıllarını iki devre hâlinde (1: Hamsiköy’den taşınmadan önceki çocukluk yıllarında yaşadığım seneler, 2: Samsun’a göçtükten sonra, 19 Mayıs İlkokulu 1. Sınıfına gidip de sınıfta kaldığım ve o yaz tatilinde tekrar Hamsiköy’e dönüp Celâl Amca’mın yanında çobanlık yaptığım aylar) olarak “İlk Staj Yerim”  diye ayırdıktan sonra diğerlerini de Samsun Derebahçe’deki yıllarım ve Tekkeköy-Kirazlık-Kırkambar Köyü’ndeki iki yaz tatili dönemi olarak geliverdi.

Ardından da bu döneme ait müstakil olarak bir şiirimin bulunmadığı dikkatimizi çekti. Sonrasında ise aşağıdaki mısralar gönlümüze ve kalemimize geliverdi. Diyoruz ve bu şiirimizi de Sizlerle paylaşalım istiyoruz. Kalbî sevgi ve saygılarımızla…

                = = =  (***) = = =

Hamsiköy Yaylası”, ilk “Staj Yeri”m;

“Hamofta”(*), “Likarba”(**); yediğim yerler…

Kâh “sığır”,  kâh “kuzu” beklemelerim;

“Bileki Ekmeği” ve “Minci” derler;

Bir “Baş Soğan” ile geçer günlerim!..

 

“Soğuk Su”ya bâzen “Ayran” karışır;

Gün olur “gözyaşım”, “ter”le yarışır;

Kâh “teke” vuruşur, “çoban” barışır…

“Gölgeler uzanır”, “sürü”yü derler;

“Çan-zil sesleri”yle, yola düşerim!..

 

“Heybe-Değnek” elde, “ahır”a kadar;

Kâh “türkü”ler söyler, iki kafadar;

Bâzen “yara” sızlar, dizler cefakâr…

“Niye geç geldin?”li, bir de “zılgıt” yer;

“Dert-keder” çok ammâ, hangisin derim?..

 

Kâh bi “duman sarar”, “korku” bin sarar;

“Kuzu”, “buzağı”lar; “ana”sın arar;

“Kurtlar” çöker gelir, “ulur” bîkarar…

Gün olur saldırır, “parçalayıp-yer”;

Ne “dizde derman”, “gözler”de ferim!..

 

KAYIKÇ’Ali der ki, “Ali Rıza”yım;

Baba’ya, Emmi’ye; kime kızayım?

Okuma-yazma yok, neyi yazayım?..

“Ana”m “Garip Kadın”, ağlar her sefer;

“Hıçkırdıkça” artar, benim kederim!..

———————————————–

(*): Hamofta: Kır çileği  (**): Likarba: Mavi yemiş

 

 

HABER HAKKINDA GÖRÜŞ BELİRT

Yorum Yok
YASAL UYARI! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen kişiye aittir.