DEREBAHÇELİ/ALİ KAYIKÇI
BİR “HAS UŞAK”, BİR “EFSÂNE”, BİR “ŞEHİT!..” (Bir “Mücâhid Hemşehri”mizi daha “rahmetle” anıyoruz): * “İmân, bir nasip meselesidir. Kimse duadan, tekbirden, salevattan rahatsız olmasın! Bunlar, mânevî zırhımızdır. Ezân, bayrak ve şehitler; geleceğimizin teminatıdır…” (R.T.E. “Cumhurbaşkanı”-Ahlat, 26.08.2022)* “Tokat’ın 5 Bin Yıllık Kültür ve Medeniyeti Sergilendi! Turban Büyük Samsun Oteli salonlarında açılan ve şehrin 5 bin yıllık medeniyet, kültür ve sanatına ait yağlıboya resim, seramik, yazma, iğne oyası, mermer ve halı sergisi; çok sayıda ziyaretçi tarafından gezildi ve takdirle karşılandı. (…) Milâttan önce 3 bin yıllarından başlayarak 14 devlet ve birçok beyliğin yaşadığı veya hâkim olduğu, dünkü ‘İpek Yolu’nun mümtaz şehri Tokat’ın tanıtım ve konaklama imkânlarının geliştirilmesi ve mevcut zenginliklerinin dünyaya duyurulması gayesiyle Vali Recep Yazıcıoğlu ile Tokat İli ve İlçeleri Eğitim Kültür ve Sosyal Yardımlaşma Vakfı’nın önderliğinde hazırlanan ‘Tokat İlinin 5 Bin Yıllık Mediniyet ve Kültür Sergisi’ büyük takdir topladı. (…) Prof. Dr. A. Süheyl Ünver’in, ‘Takat meğerse ne imiş! Anadolu’da en çok abidesi olan bir şehir. Selçuklularla Osmanlılar, âdeta yarışa girmişler, her biri daha fazla eser bırakmak üzere çalışmışlar, çalışmışlar. Doğrusu, bunları sayamadım. Tokat nüfusu, ne kadarsa, eski eser sayısı o kadar çok. Açık konuşayım, bu eserler 300-800 yaş arasında. Bu kadar yıldır orasını millileştirmiş ve ruhumuza aşılamış’ diyerek tarif ettiği yörenin eski itibarlı mevkiine ulaşmasa da bir ‘turizm ve kültür merkezi’ hüviyetine kavuşturulması için Tokat Valisi Recep Yazıcıoğlu tarafından başlatılan ‘Tanıtım Sergisi’nin bilâhere Ankara, İstanbul ve İzmir’de de açılacağı bildirildi.” (Ali Kayıkçı-Türkiye Gazetesi/Kültür-Sanat; 23.03.1987) aygıdeğer Okuyucularımız!..“Yeni Şafak Gazetesi”nin 4 Eylül 2022 günlü nüshasında
“Valilik Efsanesi: Recep Yazıcıoğlu” başlığı altında yazan ve
O’nun “
vefât/şehâdet tarihi” olan “
8 Eylül”ü hâtırlatan “
Nuriye Çakmak Çelik” Bacımıza verdiği bilgiler ve gösterdiği “
hâtırşinâslık” ve “
kadirbilirlik” sebebiyle de ayrıca teşekkürü bir borç biliyoruz.Efendim; 2 Haziran 1948 tarihinde, Trabzon’un Sürmene ilçesi Köprübaşı-Yılmazlar Köyü’nde, 5 çocuklu Mustafa-Fatma çiftinin ilk çocuğu olarak dünyaya gelen ve
“Mübarek üç ayların ilki olan ve Allahü teâlânın ayı” olarak zikredilen “
Receb” ayında da doğduğu için “
Recep” adı verilen bu “
Efsâne Valimiz”in tahsil hayatı, doğduğu köyde başlamasına rağmen babasının “
müftü” olarak görevi sebebiyle Milas/Muğla ve Aydın’da devam eder. Ankara Hukuk Fakültesi’ndeki lisans eğitiminin akabinde 1968 yılında “
Aydın”a “
Kaymakam Vekili” olarak atananır. Kalkandere/Rize, Bahçe/Adana, Hamut/Ağrı, Ayvacık/Çanakkale, Kırıkhan/Adana, Alaca/Çorum ve Akçakoca/Bolu’daki 13 yıllık “
Kaymakamlık” görevinin ardından “
T. Özal” tarafından hazırlanan “
Valiler Kararnamesi”nde adı geçmesine rağmen “
K. Evren”, 36 yaşında “
en genç vali” olacak “
R. Yazıcıoğlu”nu 6 ay boyunca bir türlü atamaz.
“Kriz: Özal”ın bastırması ile sona erer ve 1984 yılında “
Tokat’a” atanır.5 yıl görev yaptığı bu ilde halkın da desteği ile sahada bizzat çalışarak 3 binin üzerinde derslik yaptırır ve şehrin eğitim hamlesinin mimarı olur, “
Yılın Bürokratı” seçilir.
O’nun döneminde Tokat’ta yapılan ilkokul ve sağlık ocağı sayısı, Cumhuriyet döneminin tamamından fazla olduğu için bu ödüle lâyık görülür.Sonrasında, ilk “
Kaymakam”lık yaptığı Aydın’a “
Vali” olarak görevlendirilir. Nazilli Devlet Hastanesi Başhekimi’ni tebdil-i kıyafetle denetler ve aldığı “
paran yoksa tedavi olamazsın” cevabının ardından bir gün sonra Vali kimliği ile giderek onu görevden uzaklaştırır.1991’de Erzincan’a atanır. Vazifeye geldikten kısa bir süre sonra 3 Mart 1992’de 653 kişinin öldüğü, 3 bin 850 vatandaşın yaralandığı ve 8 bin 57 binanın da hasar gördüğü
“deprem”i yaşar. Günlerce uykusuz kalarak bazen evine gitmeden sahadan ayrılmadan çalışır ve 8 ayda depremin izlerini şehirden büyük ölçüde silmeyi başarır.Fırat’ın iki yakasını birbirine bağlayan “
Başpınar Köprüsü” de en çok emek verdiği projelerden biri olur. “
Başbağlar Katliâmı”nda şehir merkezi ile köy arasında köprünün bulunmamasının etkili olması ve 30 yıldır feribot ve sallarla ulaşımın sağlanması, bölgedeki 22 köyün merkezle âdeta kopuk yaşaması sebebiyle kolları sıvar. Hükûmetlerin 30 yıldır yapamadığı ve “
1 trilyon lira maliyet” çıkardığı köprüyü, 8 ayda “
300 milyar lira”ya tamamlar. “
Takdiren/
Terfi” etmesi beklenirden 9 yıl canla-başla görev yaptığı bu şehirden 26 Eylül 1999 tarihinde “
Merkez Valiliği”ne/kızağa alınır.Buradaki bekleme süresi tam 3 buçuk yıl sürer. 2003 yılında son görev yeri olan Denizli’ye atanır. Yepyeni bir çalışma hırsı ve heyecanı ile görevine başlarsa da gözündeki artan bir rahatsızlık sebebiyle muayene olmak için Ankara’ya (her zaman olduğu gibi “
korumasız, makam araçsız”) giderken Ziraat Odası Başkanı’na ait araçla Eskişehir-Ankara yolu üzerinde 6 Eylül’de meydana gelen şaibeli bir kazanın ardından 2 gün komada kaldıktan sonra “
8 Eylül 2003” günü, 55 yaşında vefât eder/şehit olur. Aydın’ın Söke ilçesinde, onbinlerce seven/kişinin uğurladığı cenâze merasiminin ardından da toprağa verilir.“
Romancı Yazar Ayşe Kulin”, “Köprü” adını verdiği eseri, “
STAR TV” tarafından“
dizi film” hâline getirilerek bu “
Efsâne Hemşehrimiz”i, bu “
Bürokrat Şehidimiz”i unutturmamaya çalıştılar. Biz de bu “
ölüm yıldönümü” vesilesiyle
O’na ve bilcümle şehitlerimize Cenâb-ı Allah’tan gâni gâni rahmetler diliyor, sevenlerine şefaatçi olmasını temenni eyliyor ve dahi bu his ve düşüncelerle kaleme aldığımız aşağıdaki mısralarımız ile
Sizleri de başbaşa bırakalım istiyoruz. Kalbî sevgi ve saygılarımızla…
= = = ( - 1 - ) = = = Bir “Sürmene”, bir “Yılmazlar”, bir “Uşak”;“Sıradışı Kaymakamlık-Valililik!..”Bir “Efsâne”, “Tokat” ile buluşmak; “Akıl almaz”, sayanlar var: “Delilik!..” “Kalkandere, “Bahçe-Hamur” hep sevdi; “Ayvacık”tan, “Kırıkhan”a ödevdi; “Akçakoca”, “Alaca”da bir devdi; “Baba” yanı, yakışmıştı “Velîlik!..” “7/Yedi” yerde, “Kaymakamlık” ses verdi; “13/Onüç sene”, “millet” oldu hep derdi; “Bürokrasi: Sanki dev”di, O serdi; Yerden yere, vuruverdi: “Âlîlik!..” “Özal” ister, “Evren: Yok!” der fitnebâz; “Valiliği” engelledi O yobaz;“Yazıc’oğlu: Tokat” siftah oldu yaz; “3/Üç bin Derslilk”, çözüldü hem “malîlik!..” “Köprü: Roman”, “Başpınar”la “dizi” var; Bir “Has Uşak”, “Efsâne”dir, “sözü” var; Onca şehir, ilçelerde “izi” var; “Akıl almaz”, sayanlar var: “Âlîlik!..” = = = ( - 2 - ) = = = “Örnek Vali/Bürokrat”tı, anıldı; “Aydınlılar”, “Başhekim”de yanıldı; “Tebdil” gezmez, “doktor gitmez” sanıldı!..“Nazilli”den razı oldu gitmeye; “Rüşvet” işten, “suçüstü” var çekmeye!.. “..91”de “Erzincan”a atandı; “3 Mart: Deprem”, “yıkıntılar/can” yandı; “Vali: Koştu”, sanki 5-10 insandı!..“8/Sekiz” ayda “baca” başlar tütmeye; “O: Efsâne”, “Hızır” gibi yetmeye!.. “Başpınar” var, “Fırat” söyler adını; “8/Sekiz” ayda, “başarma”nın tadını; “Mutlu” etti; baba, çocuk, kadını!..“2/Yirmi 2”, köycek duâ etmeye; “Trilyon”u, “milyarlar”a çekmeye!.. “Takdir-terfi”, “hak getire”, yok da yok; “Çalışan”a, o yıllarda “haset” çok; “..99/Doksandokuz”, “Merkez Vali” yap stok(!)..Tam “30/otuz” ay, “yeni görev “ gütmeye; “Hasret” kaldı, “hizmet yükü” çekmeye!.. “..03/Sıfır üç”te, “Denizli”ye atandı; “Bir tertip”le, “trafikte” budandı; “Hamza”(*) şehit, O’nu şühedâ andı!..Yaş 55/ellibeş, O da hazır gitmeye; “Bir Efsâne”, “Hızır” gibi yetmeye!.. Bir “Has Uşak”, bir “Efsâne”, bir “Şehit”;“N.Ç. Çelik/Yeni Şafak”: “Müşahit”;“Târih” yazar, “Milletimiz” hep “Şahit!..”KAYIKÇ’Ali, “Suikast”sa “âdîlik”;“Sıradışı Kaymakamlık-Valilik!..”------------------------------------------------ (*): Hz. Hamza r. anha ===========================================================================================================